Öteki Sinema yazarlarından Başak Bıçak’ın yazdığı yazı Azerilerin Recep İvedik 5’e gösterdiği tepki ve çıkarılan sahneyle ilgili farklı bir bakış açısı sunuyor: 

Sinema yazarı arkadaşım Murat Tolga Şen, Recep İvedik 5’in fragmanı düştükten sonra kopan kıyamet ve Şahan Gökbakar’ın tepki çeken sekansı filmden çıkarması üzerine bir yazı kaleme aldı ve haklı bir noktaya değindi: “Recep filmler boyunca iyi eğitim almış, iyi para kazanan, orta üst sınıfa mensup onlarca insana sataştı. Yoga hocası, otel müdürü, üniversitede ders veren profesör, şirket CEO’su vs. Kimsenin gıkı çıkmadı ama iş Azeri boksör yumruklamaya gelince, basılmaması gereken notaya basılmış oldu ve bütün salon Recep’e “sen ne yapıyorsun” dercesine baktı.” Ve ekledi; “Bunlar hep analiz edilmesi gereken meseleler.”

Gerçekten de öyle zira ortada çelişkili bir durum var! Yıllarca Recep İvedik filmlerinde deyim yerindeyse rezil edilen, hor görülenler ekseriyetle üst ve orta üst sınıfa mensup kişilerdi. Türk seyircisi, bu filmleri izlerken rahatsız olmak bir yana dursun; bilakis alt sınıfın, üst sınıftan aldığı bu intikam halini eğlenceli buldu. Fakat durum bir Azeri boksörü dövmek ve alay etmek noktasına gelince, işin rengi değişti. Sosyal medya üzerinden bir linç kampanyası yürütüldü, milliyetçilikten dem vuruldu, “Azeriler kardeşimizdir” dendi ve nihayetinde Azerbaycan’dan dahi tepki gelince, Şahan Gökbakar bahsi geçen sahneyi “kırpmak” zorunda kaldı.

Azerileri milletçe çok severiz; Rocky’nin, Ivan Drago’yu dövmesinden aldığımız keyfi, bir Azeri boksörün dayak yemesini izleyince almıyoruz, doğru. Ancak bu noktada, şu soruyu sormak gerekmiyor mu? Azeriler Türk de, “Beyaz Türkler, Türk değil mi?

Açıklayayım; değil. Değil, çünkü işin özünde sınıf çatışması var. Türk seyircisi, kendi halkına mensup üst tabakadan birinin rezil edilmesine gülerken, Azeri kökenli fakat herhangi bir sınıfa ait olmayan bir kişinin dövülmesine milliyetçi reflekslerle tepki gösteriyor. Çünkü kendi üst sınıfı, nam-ı diğer Beyaz Türkler, aslında onlara göre yeterince “Türk” değil. Neden mi? Cevabı milliyetçiliğin doğduğu ilk devrimde, Fransız Devriminde…

Baldırıçıplaklar ve toplumun diğer tabakaları burjuvalar önderliğinde birleşip (Tiers Etat), devrimi yaptıktan sonra ilk iş aristokratlara, yani Eski Rejimin (ancien régime), Ruhbanla birlikte en önemli kurumlarından birine saldırdılar. Fransız Devrimi, Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın fikirlerinden ilham alan, bu savaşa katılan Fransız aydınlarının ülkelerinde yarattıkları felsefi tabanla yükselen fakat bunu Fransız milliyetçiliği üzerine kuran bir hareketti. Devrim, milliyetçiydi. Buna rağmen, “Fransız” aristokratlarının ellerinden arazilerini aldılar, pek çoğunu sürdüler; kalanları da öldürdüler. Fransız icadı giyotin, binlerce aristokratın canını aldı. Yetmedi, kutsal olan, yine “Fransız” olan bir mevkiye, kraliyete sıra geldi. 16. Louis’yi ve Marie Antoinette’i idam edip, İngilizlerin 1688’de yaptığına benzer bir biçimde, monarşiye ders verdiler. Ve bunların hepsi, “milliyetçi” bir ruhla yapıldı. Çünkü ülkenin kaynaklarını, halkın diğer kesimlerine göre daha fazla kullanan, vergi vermeyen bir zümreye mensup kişilerin Fransız olmalarının bir önemi yoktu. Ki zaten, vatana ihanetle suçlanarak öldürüldüler.

Milliyetçilik, hiçbir surette üst sınıfların benimsediği bir ideoloji olmadı, olmadığı gibi de alt ve orta sınıfların “afyonu” haline gelirken sahiplenicileri, üst sınıfların bu ideolojinin dışında kaldığına inandı. Recep İvedik’te de durum aynı. Sinemada Beyaz Türkler ve orta sınıfa mensup herhangi bir kişi dövüldüğünde ya da rezil edildiğinde ses çıkarmayan seyirci, dayak sırası bir Azeri’ye gelince, sanki diğer insanlar Türk değilmişçesine, “meseleyi fragmandan film makaslatmaya kadar” götürdü. Kendisinden olmayanı, aynı ideolojiye ve hatta aynı milliyete ait görmedikleri gibi bir sanat dalında dahi, bu bakış açısını açığa çıkardılar. Dışarıdan çok vahim gibi görünse de, aslında milliyetçilik vb. ideolojilerin toplumun belli kesimleri tarafından benimsenmesi ve sadece onlar tarafından kabulünden mütevellit bir durum bu yaşananlar…

Recep İvedik 5 vakası, Türk toplumunun ve seyircisinin ruh hali ve reflekslerini anlamak açısından çok mühim bir olay. Fakat yeni değil, çünkü sınıf çatışmasının temelinde bu var; Türk olsan da üst sınıfa aitsen “gerçek bir Türk” değilsin. Kimliksiz, sınıfsız bir Azeri, senden daha Türk.

Reklamlar