Yıllar geçse de, yaşımız ilerlese de, kalacak mazideki o günlerin izleri…
(Küller ve Elmaslar, 1958)

2016 yılı büyük kayıplarla anılacak bir ülke oldu ne yazık ki… Polonya sinemasının yapı taşlarından Andrzej Wajda 9 Ekim gecesi 90 yaşında hayatını kaybetti.

Küller ve Elmas“, “Vaatler Ülkesi“, “Encinniler” ve “Kanal” filmleriyle seyirciyi büyüleyen Andrzej Wajda, çağımızın en çok ödül alan yönetmenlerinden biridir. İlk dönem filmlerinden Wajda’nın, duygusal bir tarih yaklaşımı ve romantik bir insan yazgısı kavramından oluşan kendi sanatçı damgasının yaratma yönteminin temellerinin atıldığını görürüz.

Andrzej Wajda kimdir diyecek olan olursa…

6 Mart 1926’da İkinci Dünya Savaşı’nda ölen bir babanın çocuğu olarak Polonya’da doğdu. 16 yaşından itibaren Polonya Direnişi ile birlikte savaştı. Savaştan sonra, Cracow Güzel Sanatlar Akademisi’nde (1945-48) resim öğrenimi, Lodz Yüksek Sinema Okulu’nda (1950-52) yönetmenlik eğitimi gördü. Daha sonra, Barska Sokağında Beş Çocuk filminde Alexander Ford’un asistanı olarak çalıştı.

Sinema alanında hem Polanya hem de Avrupa’nın önemli yönetmenleri arasında sayılır. Kanal (1957) filminde Polonya’nın kaderini ve 1944 Varşova Ayaklanması’ndaki kahramanlığını yansıtır.

Wajda’nın fimleri, batıda yaygın bir şekilde izlenen savaş sonrası Polonya filmleri arasında yer aldı. Daha sonra, sinema ve TV için gerçekleştirdiği filmler tema ve içerik açısından büyük çeşitlilik gösterdi.

1972’de genç sinemacıları yüreklendirmek amacıyla Film Polski’nin bir dalı olarak kurulan Film Unit X’in başkanlığına, Polonya Sinemacılar Sendikası Başkanlığı’na seçilen Wajda, Polonya’daki politik durum nedeniyle 1981’de her iki görevinden de istifa etti. Daha sonra, çalışmalarını tiyatro ve yabancı stüdyolarla ortak film yapımları üzerinde yoğunlaştırdı. Kısa süre sonra Paris’e yerleşti. Polonya dışında birkaç film yönettikten sonra, 1986’da ülkesine döndü. 1989’un başında, yeni Polonya Halk Cumhuriyeti’nde senatörlüğe seçildi.

tumblr_oesvjhxuli1sb7qh9o1_1280

Wajda’nın eserleri çağımızın birçok biçimini ve katmanını ortaya koyar. Tarih filmlerini
çağdaş konulu filmler; geniş bir toplumsal yelpazeyi tarayan filmleri de insanların en mahrem deneyimleri üzerinde yoğunlaşan filmler izler. Wajda’nın tüm eserlerinin diğer bir birleştirici ögesi de, onun edebiyat ve sanat kaynaklarına bağlı kalışıdır. Filmlerinin hatırı sayılır bir bölümü edebiyattan gelirken; resimsel yönü de romantik sanat geleneğinden esin bulur. Filmlerinin ortak noktasını, onun büyük tarihsel sentezleri, mecazları ve sembolleri betimlemesini sağlayan tema seçimi tayin eder. Bireylerin ve toplumların kaderlerinde, trajik biçimde sonuçlanan olayların kesişme noktasını oluşturan anlar, hep onu çekmiştir. Filmlerinde, insan varoluşunun ana motifleri iç içe geçmiştir: Ölüm ve hayat, aşk, yenilgi, seçim yapmak zorunda kalmanın trajik ikilemi ve büyük hayalleri gerçekleştirmenin olanaksızlığı. Tüm bu motifler, hatta aşk gibi son derece öznel bir duygu bile, Wajda filmlerinde tarih bağlamında ele alınmıştır. (vikipedi)

Yayına hazırlayan: Gençer Utku Gediz

Reklamlar