Kiarostami, İran Sineması’nda 1960’ların sonunda başlayan İran Yeni Dalga’sının yönetmenlerindendir. Bu akımın en belirgin özelliği şiirsel diyalogları, politik ve felsefi konularla ilgili alegorik hikaye anlatma tarzıdır. Kiarostami filmlerinde bu özelliklere sıkca rastlamak mümkündür. Ayrıca yönetmen filmlerinde genelde çocuk kahramanlara, kırsal yörelerde geçen filmlere, belgesel tarzı hikaye anlatımlarına ve sabit kamera kullanımına sıklıkla rastlamak mümkündür. Ayrıca İran şiirinden diyalog, film adları ve filmlerinde işlediği temalarda yararlanması ve çoğunlukla belgesel tarzda film yapımını tercih etmesi de yönetmenin belirgin özelliklerindendir. Doğum gününe özel izlenmesi gerektiğini düşündüğüm 5 Kiarostami filmini derledim. Bu filmler yönetmenin başlıca filmleri olup, çoğu kişinin “zaten izlediği” filmler olabilir. Kiarostami’nin bütün filmleri önemlidir… Belirtmek istedim.
Not: Liste kronolojik sıraya göre hazırlanmıştır.

Arkadaşımın Evi Nerede? (1987)

Yönetmenin Köker Üçlemesinin ilk filmi kabul edilir. Küçük birçocuğun komşu köyde oturan arkadaşının evini, arkadaşının kendisinde kalan defterini geri vermek için arayışını konu alır. Basit gibi görünen hikâye, insanların bireysel yükümlükleri, vicdan, sadakat ve günlük kahramanlıkları sembolize ederek anlatır. İran köylülerinin gelenekleri ve inançları da filmin pek çok yerinde görülür.

Film ayrıca, İran köy manzaralarının şiirsel kullanımı, gerçekçiliği ve mizahın dokunaklı kullanımıyla da dikkat çeker.


Yakın Plan (1990)

Kiyarüstemi, Hüseyin Sabzian adındaki adamın tutuklama haberini gazetede okuduktan sonra, konuyla ilgili yarı-belgesel tarzda bir film çekmeye karar verdi. Bunun üzerine, yargı organlarıyla temasa geçti, sanığı hapishanede ziyaret etti ve mahkeme sırasında çekim yapabilmek için izin aldı. 1990 İran depremi döneminde geçen film, pek çok ödül aldı ve yönetmenin batıda tanınmasını sağladı.


Rüzgar Bizi Sürükleyecek (1999)

Bir grup gazeteci ve üretim mühendisinin, yerel matem ritüellerini araştırmak ve belgelemek amacıyla bir Kürtköyüne yaptığı yolculuğu ve köye gelmeleriyle yaşananları konu alır. Filmin adı, İranlı ünlü şair Füruğ Ferruhzad’ın bir şiirinden alıntıdır. Filmin genelinde de, Ferruhzad ve Ömer Hayyam gibi pek çok İranlı şairin yaşam ve ölüme ilişkin şiirlerine göndermeler vardır.

1999’da Venedik Film Festivalinde Altın Aslan ödülüne aday gösterildi. Burada Büyük Jüri Özel Ödülü (Gümüş Aslan), FIPRESCI ve CinemAvvenire ödüllerini kazandı.


10 (2002)

İran sinemasının dünyaca tanınmış yönetmenlerinden Abbas Kiarostami imzalı İran-Fransa-ABD ortak yapımı film, yönetmene has çekim tekniği ve yer-zaman-konu üçlüsünden bağımsız süregelen akışı ile dikkat çekmektedir. Film, Tahran sokaklarında gezen bir arabaya sabitlenmiş dijital bir kamera aracılığı ile şoför koltuğunda oturan kadının ve sağ yolcu koltuğunda oturan, kadın ile sohbet eden insanların diyaloglarını içermektedir. On yolcunun şoför koltuğunda yer alan kadın ile aralarında geçen sohbetler; İran rejimi, toplumdaki kadın-erkek ilişkileri, toplumda kadının yeri, işsizlik, aile gibi konuları barındırmakta, böylelikle İran toplumuna dair bir resim karşımıza çıkmaktadır.


Aslı Gibidir (2010)

Kitabının tanıtımı için İtalya’ya gelen yaşlıca bir Fransız yazar (Shimell), Floransa civarındaki bir sanat galerisinin sahibi olan Fransız’la (Binoche) tanışır. İkili film boyunca, Toscana panoraması fonunda, sanatta orijinal – kopya ilişkisini temel alarak kadın – erkek ilişkisini tartışır.  Fransızca olarak çekilen film, yönetmenin, dili Farsça olmayan ilk filmi olma özelliğini taşır. Ayrıca, Kiyarüstemi’nin ilk kez dünyaca ünlü yıldız oyuncuları oynattığı filmi olmasıyla da dikkat çeker.


Hazırlayan: Gençer Utku Gediz
Not: Bu yazının tüm hakları Film Kafası’na aittir. İzin almadan veya kaynak belirtilmeden kopyalanması veya kullanılması yasaktır.
Reklamlar