68. Cannes Film Festivali’ni takip eden sinema yazarlarından yarınki ödül töreni öncesi görüş aldık. Yarışma filmleri arasından en çok hangisini beğeniyor ve hangi filmin Altın Palmiye ulaşacağını tahmin ediyorlar?

Janet Barış

Bu yıl Cannes’da diğer yıllara oranla daha zayıf bir seçki vardı. Seyretmediğim yarışma filmleri olmakla birlikte seyrettiklerim arasından jürinin en ilgi duyacağı filmlerin Todd Haynes’in Carol’ı ile Paolo Sorrentino’nun Youth’u olabileceğini düşünüyorum. Fakat beklenmedik bir biçimde çok daha küçük bir film gibi görünen Stéphane Brizé’nin yönettiği La Loi duYouth, Paolo Sorrentino, 2015Marché (The Measure of a Man) da Altın Palmiye’ye yaklaşabilir. Benim de seyrettiğim filmler arasında en sevdiklerimden biri La Loi du Marché oldu, Altın Palmiye alırsa çok sevinirim.

Youth, Paolo Sorrentino, 2015
Engin Ertan

Todd Haynes Cennetten Çok Uzakta’dan Far from Heaven, 2002) sonra tekrar 50’li yıllara bakıyor ve Highsmith’in romanını perdeye uyarlarken sadece söz konusu dönem değil, özelde o yılların sineması veya popüler kültürü üzerine de bir filme imza atıyor. Carol her karesi özenle tasarlanmış tam bir yönetmenlik şovu, başrol oyuncularıysa ayrıca büyüleyici. Bununla birlikte jürinin Altın Palmiye’yi zayıf ve heyecansız geçen bir yarışmada en risksiz ve garanti seçim gibi duran Youth’a vereceğini tahmin ediyorum.

Nil Kural

Önceki yıllara göre zayıf bir seçki denilebilecek yarışmanın soğuk oyunculukları ve izleyicisiyle kurduğu mesafeyle kusuzsuzluğa en yakın filmi Carol. Jürinin de aynı görüşte olup Cannes’da önceden önemli bir ödülü bulunmayan Todd Haynes’e Altın Palmiye’yi verme ihtimali yüksek.

Carol, Todd Haynes, 2015
Esin Küçüktepepınar

Bu yıl havalı ve hoş ama boş filmler arasından favorim olmadığı için iki aşırı uçta film favolerim oldu. La Loi du Marché yarışmanın en dürüst, ruha dokunan, halden anlayan küçük ama etkileyici filmi. Carol için de aynısı geçerli, tek farkla: “Küçük” olduğu söylenemez.


Eren Odabaşı

Bence Altın Palmiye’yi Hou Hsiao-hsien’in Nie Yin Niang’ı (The Assassin) hak ediyor. Gördüğüm en zarif filmlerden biri olan bu hipnotize edici dövüş sanatları filmi, görevi ve aşkı arasında bocalayan bir suikastçinin öyküsünü anlatırken en küçük detayın derin anlamlar kazandığı nefes kesici bir deneyim vâdediyor. Todd Haynes’in toplumsal baskılar sebebiyle yaşanamayan bir aşk öyküsüne odaklandığı şık ve dokunaklı dönem filmi Carol ise, olumlu tepkiler alan filmler arasında jüriye en yakın duranı gibi görünüyor.

Nie yin niang, Hsiao-hsien Hou, 2015
Vecdi Sayar 

En çok beğendigim iki film Annem ve Saul’un Oğlu. László Nemes’in Saul Fia’sı (Son of Saul), Nazi kamplarının dehşetini içeriden anlatan, içerik ve biçim tutarlılığı açısından mükemmel bir film. Seyirciyi zorlayan bir film olması nedeniyle Altın Palmiye’yi vereceklerini sanmıyorum; ama diğer tercihim olan Nanni Moretti’nin Mia Madre’si (My Mother), annenin kaybından duyulan acı, meslek yaşamı ile özel yaşamın çelişkileri, sinema dünyasının mutfağı gibi farklı temaları iç içe aktarmaktaki, mizahı ve hüznü buluşturmaktaki başarısıyla ve geniş kitleleri etkileyebilme gücüyle Altin Palmiye’nin en güçlü adayı kanımca.

(kaynak: altyazi.net)
Reklamlar