Kogonada’nın Kubrick, Anderson ve Tarantino‘nun çekim tekniklerini incelediği videolarının yakaladığı başarıdan sonra, bağımsız sinemacılardan arka arkaya kurgu harikaları gelmeye başladı. Kogonada, Sight & Sound dergisi için video makale adını verdiği bir seri hazırlamaya devam ederken, sinemacı Tony Zhou da Her Kare Bir Tablo (Every Frame a Painting) serisinde ünlü yönetmenlerin sahnelerini nasıl kurduğunu inceliyor. Yukarıdaki videoda Akira Kurosawa’nın hareketi bir hikâye öğesi olarak nasıl kullandığını anlatıyor. Aşağıdaki videoda ise Martin Scorsese’nin müziği iyi kullanan bir yönetmen olmasının yanı sıra, sessizliği de nasıl kasıtlı ve güçlü bir şekilde kullandığını örnek sahnelerle anlatıyor:

Edgar Wright’ın görsel komedi tekniklerini sekiz (eklemeyle dokuz) maddede anlattığı videoda, Zhou günümüzde çekilen Hollywood komedilerinin ağırlıkla diyaloğa ve oyunculuğa dayandığına dikkat çekiyor. Mükemmel zamanlamayla verilen ses efektleri, kareye ilginç giriş ve çıkışlar, en gündelik işlerin yeni ve dinamik bir üslupla ele alınması, Zhou’ya göre Wright’ı diğer komedi filmi yönetmenlerinden ayıran özelliklerden bazıları:

Zhou, arada Michael Bay gibi, pek sevmediği yönetmenlerin filmlerini de inceliyor. Her sahnenin maksimum görsel etki için tasarlandığı, yüksek gişeli Bayhem tekniğini yapı sökümüne uğratmayı deneyerek sınırlarını sorguluyor:

Fincher’ın dünyasında, dramanın karakterlerin yeni bir bilgi öğrendiği anlarda yattığını öne süren Zhou, daha sonra Fincher’ın neleri yapmadığını sıralıyor. El kamerasını hayli az kullanan, yakın plan çekime çok dikkatli yaklaşan Fincher’ın üç kişilik bir sahnedeki insan ilişkilerini ve bu ilişkilerin sahne içindeki değişimini çekim tercihleriyle nasıl yansıttığını anlatıyor:

Dramada iki karakter bir odada karşılaşır, ikisi de diğerinden bir şey istemektedir. Sahnenin esas sorusu şudur: Kimin istediği olur? Yani sahneyi kim kazanır? Karakterlerin çekildiği açıları, nereye baktıklarını, kare içindeki yerlerini düşünerek, ikili ilişkilerdeki güç dengelerinin sinemada nasıl yansıtıldığına dair zihin egzersizi yaptırıyor:

Kubrick, Tarantino ve Anderson‘un sık kullandığı açıları arka arkaya sunan kurgu harikası videolarıyla tanınan Kogonada lakaplı sinemacı Ernie Park, Sight & Sound dergisi, Criterion Collection ve British Film Institute için video makaleler hazırlamış. Aşağıdaki videoda, Neorealizm’in ne olduğunu ortaya çıkarmak için, Bisiklet Hırsızları filminin yönetmeni ile Rüzgâr Gibi Geçti‘nin yapımcısının aynı filmi kurgulayış biçimleri arasındaki farklılıkları tespit ediyor. 1950’lilerin başında ünlü yapımcı David O. Selznick bir film çekmesi için Vittorio De Sica ile anlaşıyor. Ne var ki bu ikilinin birbirine zıt üslupları, filmin ABD’de Indiscretion of an American Wife adıyla, İtalya’da da Terminal Station adıyla, adeta iki farklı film olarak gösterime girmesine yol açıyor. Kogonada da deneyinde aynı çekimlerin farklı kurgularla nasıl farklı filmler ortaya çıkardığını gözler önüne seriyor:

İki ay önce yayınladığı Auteur in Space videosunda da, Andrei Tarkovsky’nin felsefi bilimkurgu şaheseriSolaris‘in (1972) kalbine yolculuğa çıkıyor:

kaynak: sanatblog
Reklamlar